İSTANBUL
Az Bulutlu Bugün
32°C / 22°C
ANKARA
Az Bulutlu Bugün
32°C / 32°C
İZMİR
Sağanak Yağışlı Bugün
28°C / 28°C
FENERBAHÇE

screenshot_110

screenshot_114

screenshot_115

screenshot_77Mert Aydın

RADİKAL (!) KARARLAR
16 Eyl 2016

Fenerbahçe’de sorun derinleşiyor. Advocaat, kısa sürede başka kulüplerde teknik adamların en az 3 ayda başardığını gerçekleştirmek zorunda.

Bursaspor maçının ardından Dick Advocaat, isim vermeden bazı oyuncuları eleştirmiş ve radikal değişikliklerin sinyalini vermişti. Dün akşam sahaya çıkan kadroyu görünce radikal değişikliğin anlamını kavradık. Pereira sistemine geri dönülmüştü. Mehmet Topal ve Josef yine birlikte savunmanın önüne set çekmişti. Üçlü savunma da yaptırsaydı kovulmamın yollarını arıyor diyecektik.

Bir ilk yarı çöpe atıldı. İlk dakika içinde bir taç atışının ardından verilen pozisyon haricinde kaya(!) gibi savunma açık vermedi.
Bu devrede rakip kaleye yaklaşıldı mı derseniz bir duran topta Josef’in kafası dışında hayır. Salih kendine olan inancını kaybetmiş gibiydi. Bu sistemde ne yapabilirdi şüpheli ama o hiçbir şey yapmadı.
Sanki amaç ilk yarıyı 0-0 bitirmek gibiydi.

Sow geriye gelmeye başladı. Kanat bekleri, Zorya yarı alanına gitmek için kenardan izin bekliyor gibiydi.
İkinci yarı başında oyuna giren Ozan harika oynamasa da en azından topun ileri gidebilmesi için bir şeyler yaptı. Sahte bir umut gibiydi ikinci yarının başı. Yenilen golün ardından moraller yine sıfırlandı.
Advocaat hep yaptığı gibi hücum oyuncusu sayısını artırarak baskı kurmaya çalıştı.
Açıkçası tecrübesiz Zorya, kale önüne yaslandı endişeyle. Kjaer’in attığı beraberlik golü puan anlamında, gruba tutunma anlamında değerlinin de ötesinde. Ama ya oyun?

Fenerbahçe’de sorun derinleşiyor. Advocaat, kısa sürede başka kulüplerde teknik adamların en az 3 ayda başardığını gerçekleştirmek zorunda. Bir yandan da Van Persie’nin güçlendirme çalışmalarından sahada performans göstermeye terfi etmesini bekleyecek. Teknik adam değişikliğini son 3 sezonda 2 kez ligin başlamasına birkaç gün kala yapanlar ise kim bilir nasıl memnundurlar stratejik derinliklerinden?

NTV SPORDAN ALINMISTIR

screenshot_76

RIDVAN DİLMEN NE DİYOR

Büyükler risk alır
6 maçlık periyotta Zorya’ya 4 puan iyidir derim.
Dün 1 puanı geldi, içeride de kazanırsan 4 yapıyor. Özellikle Feyenoord’un Manchester United maçını kazanması 90+6’da gelen Kjaer’in golünü banttan da olsa çok ama çok değerli kıldı. Açıkçası rakibi ilk kez izledim. Fenerbahçe’ye maç öncesi demeçlerinde fazlasıyla saygı duyup çok iyi konsantre olmuşlar. Hatta beklediğimizin bir tık üstünde çıktı.
Özellikle kaptanları, sağ bek Kamenyuka, Fenerbahçe’nin forvetlerinin yapmadığı kadar dripling yaptı. Fenerbahçe’nin sorunu zaten deplasman… Fenerbahçe, Ocak’tan beri dışarıda zaten topu topu 3 maç kazanmış. Öyle bir kültürü yok uzun süredir. Türkiye’de rakiplerinden geri kalma nedeni deplasman puanları…
Tabii ki eleştirilecek birçok şey var ama ben temelinde teknik direktörün maç öncesinde yaptığı konuşmadan giderek bir özet yapmak istiyorum.

NASIL ÇÖZEMİYOR?
Maçtan önce Advocaat diyor ki, “Çözemiyorum, takım golü yedikten sonra iyi oynamaya başlıyor” diyor. Bunun için 50 yıl futbolun içerisinde olmak, futbolculuk yapmak, hatta Hollanda Milli Takımı hocalığı yapmak gerekmiyor. Dünyada bu konuda hemen örnekleyebileceğimiz 3 takım var. Barcelona, Bayern Münih, bu yılki Manchester City. Özellikle Pep Guardiola’nın katkılarından dolayı 0-0, 1-0, 3-0 fark etmeksizin top bu takımlarda oluyor, oyunu yönlendiriyor. Diğer durumlarda büyük takımlar geriye düştüğü zaman risk alırlar, futbol böyledir.
Topa daha çok sahip olurlar ve bol forvet oyuncusu sokarlar.
Tıpkı dünkü gibi, tıpkı Bursa maçı gibi… Advocaat’ın neyi anlamadığını ben anlamadım.
Bana göre daha güçsüz olan takımlar (eğer kapasiteden dolayı kontratak yapamıyorlarsa ki dün yapamadılar) böyle oynar.
Başakşehir kapasitesi vardı ama 10 kişi kaldığı için yapamadı.
Bursaspor kapasitesi ve psikolojik şartlardan dolayı yapamadı.
Zorya da öne geçtikten sonra yaslandı. Yani favori takıma karşı öne geçerlerse yaslanırlar, olursa kontratak sıkıştırmaya çalışırlar.

4 FORVETLE 5’LİK OLURSUN
Bence bu demeç bu yüzden anlamsız ve sorunun cevabını hocanın kendinde bulması lazım.
Cevap aslında çok net ama bilmesi lazım… Yani golü yedikten sonra değil, gole kadar oyunu test etmesi gerekli, problem orada. Kaleye gidemiyorsun, Bursa izin veriyor, psikolojik şartlardan dolayı yaslanıyor, sen de 4 forvet sokuyorsun.
Bunun için acayip bir hoca olmaya gerek yok. Dün de aynı. Ama sen Manchester United’a karşı geri düşersen, 4 de forvet sokarsan 5’lik olursun. Rakip Zorya; gücü sınırlı, mücadele edecek ve savunma yapacak. Bunun için lisanslı antrenörlüğe gerek yok.

1-0 GERİDE BAŞLA!
Fenerbahçe’de sıkıntı hücumcularda değil, burada forvet oynamak da zor. Savunma hattından başlayıp orta sahada da topun yavaş dönmesi, oyuncuların sınırlı yeteneklerinden dolayı topu birkaç kez dürterek pas yapabiliyorlar. Sow’u, Emenike’yi, Lens’i, Van Persie’yi denedin.
Bir de arkasındaki oyuncuları dene… Bir de aman hocam, ne olur bir daha bu cümleleri kullanma!
Fenerbahçe’nin sorunu 1-0 gerideyken değil, 0-0’da oyuna hükmedememek…
O zaman federasyona müracaat et, maçlara 1-0 geride başla
FOTOMAC TAN ALINMISTIR

BURAYA TIKLA

MEHMET DEMİRKOL UN FANATİK YAZISI
screenshot_74
Yanal’a dönüş
Dick Advocaat, Zorya’dan oyunun kontrolünü almak ve beraberliği bulmak adına van Persie ile Emenike’yi sahaya sürdü, oyunun merkezini ileri itti. Ersun Yanal’dan hatırladığımız bir baskı denedi ki, bunun üzerinde durması gerek

16 Eylül 2016, Cuma Yorum Yaz
A+A-
İlk yarıda Fenerbahçe’nin oyun planını anlamak oldukça zordu. Savunmanın iki kanadı ne bek ne hücumcuydu. Josef’in Pereira dönemindeki kadar dahi net olmayan bir durumu vardı. Salih sırtı dönük oyunda kayıptı. Stoch’un uzun mesafede oynaması gerektiğinde yaşadığı fizik sıkıntı net olarak görünüyordu. Alper kalabalıkların arasına plansız dalışlar yapıyordu. Sow’a sadece uzun yüksek toplar atılabiliyordu. O da alamıyordu.. Ve iş sadece Mehmet Topal’a kalıyordu. Fenerbahçe sürekli olarak orta sahada top kaybı yaptı. Hemen her iki çıkıştan birinde
oyuncular pas opsiyonu bulamadıklarından kolay top kaybı yaptılar. Bu şekilde oyun kurmak kolay değil.

Rakibe şans tanınmadı

Olumlu olarak neden bahsedebiliriz? İlk dakikadaki net gollük kafa şutu dışında rakibe şans tanınmadı. Bu kuşkusuz Zorya’nın Fenerbahçe çekingenliğiyle oynadığı kontrol oyunundan da kaynaklanıyordu. Advocaat devre arasında bir karar vermeliydi. Eğer bu oyun devam ederse Zorya çok geçmeden oyun merkezini biraz öne çekip bu kontrol
oyunundan bir galibiyet oyununa geçecekti. Hollandalı ya beraberliği bu şekilde arayacak ya da oyuna ağırlığını koyacaktı. Ozan’ı oyuna alıp oyunu biraz daha öne yıkmak istedi ancak bu da Alper’in Sow’a attığı uzun, savunma arkası pası dışında işe yaramadı. Hemen arkasından Zorya golü bulunca, onlar kontrol oyununa devam etti normal olarak.

Salih’i denedi ama…

Advocaat orta sahasını işletmemediğini görünce (Hakkını verelim Salih’i denedi ve bizim yanıldığımızı gösterdi.) van Persie ve Emenike’yi oyun alarak savunmalarının meşgul olacağı adam sayısını artırıp oyun merkezini bu yolla ileri itti. Genel olarak Ersun Yanal’dan hatırladığımız topu bir şekilde – uzun ya da top önemli değil – ceza sahasına atıp orada baskı denediler. Gol de sadece bu baskının sonucunda geldi. Bursa maçında olduğu gibi rakibi çıkarmadılar. Bu kadro için doğru oyun da belli ki bu. Bursa maçından sonra söylediğim gibi: Advocaat’ın bu oyun üzerinde
durması lazım. Orta saha oyun kuramıyorsa, oyunu ileride ceza sahasında oyna.

Yukarı Geri Ana Sayfa